Gerilim pompayı vurdu! Akaryakıta bir zam daha geliyor
Gerilim pompayı vurdu! Akaryakıta bir zam daha geliyor
İçeriği Görüntüle

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 12. Yargı Paketi ile birlikte konkordato sisteminde önemli değişikliklere gidileceğini belirterek, özellikle küçük alacakların süreç içinde ödenmesini sağlayacak bir yapının hedeflendiğini söyledi. Tunç, düzenlemelerin hem yargılamaların hızlandırılmasını hem de kötü niyetli başvuruların önlenmesini amaçladığını vurguladı.

EKONOMİ’ye değerlendirmelerde bulunan Tunç, 2026 yılına yönelik en temel önceliklerinin yargılamaların makul sürede tamamlanması olduğunu ifade etti. Yargılamaların uzamasının adalet duygusunu zedelediğine dikkat çeken Tunç, 12. Yargı Paketi’nin bu anlayışla hazırlandığını kaydetti.

Yeni pakette hukuk yargılamalarının hızlandırılması, mülkiyet hakkının daha etkin korunması ve avukatların bilgi ve belgelere erişiminin kolaylaştırılması öne çıkıyor. Noterlik işlemlerinin elektronik ortamda mahkemelere iletilmesiyle belge bekleme sürelerinin kısaltılması, karekod uygulamalarıyla belge güvenliğinin artırılması ve dijital yargı imkânlarının yaygınlaştırılması planlanıyor.

Konkordato sistemine ilişkin düzenlemelerin ise kötüye kullanımı önlemeyi hedeflediğini belirten Tunç, reddedilen konkordato taleplerinin somut bir değişiklik olmadan tekrar gündeme getirilemeyeceğini söyledi. Geçici mühlet sürelerinin kısaltılması, komiser raporlarının daha kısa sürede hazırlanması ve mükerrer başvuruların engellenmesi de planlanan adımlar arasında yer alıyor.

Tunç, yapılacak düzenlemelerle küçük alacaklıların konkordato sürecinde korunacağını vurgulayarak, “Amaç; iyi niyetli borçlunun faaliyetini sürdürebilmesi sağlanırken, alacaklıların da hak ettikleri ödemelere daha dengeli ve adil şekilde ulaşması” dedi.

Öte yandan senetlerde sahteciliğin önüne geçilmesi amacıyla bonolarda karekod uygulamasının zorunlu hale getirileceğini aktaran Tunç, bu adımın hem ticari güvenliği artıracağını hem de yargının iş yükünü azaltacağını ifade etti.

Arabuluculuk sisteminin de yargı üzerindeki yükü önemli ölçüde azalttığını belirten Tunç, kira, ticaret ve tüketici uyuşmazlıklarında sağlanan uzlaşma oranlarının toplumsal barışa katkı sunduğunu dile getirdi.

Yargı bağımsızlığı ve hukuk güvenliğine yönelik eleştirilere de değinen Tunç, Türkiye’nin hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik açısından güçlü bir zemine sahip olduğunu, yapılan reformların yatırım ortamını desteklediğini sözlerine ekledi.