Ekonomi

Küresel Gerilim, Yerel Önlem: Yatırımcı Bekle-Gör Modunda

Küresel piyasalarda haftaya temkinli bir başlangıç yapılırken, jeopolitik riskler ve iç gündem başlıkları yatırımcıların odağında yer alıyor. Özellikle İran kaynaklı gelişmeler risk algısını yüksek tutarken, Türkiye’de finansal istikrarı destekleyici yeni adımlar dikkat çekiyor.

Küresel piyasalarda haftaya temkinli bir başlangıç yapılırken, jeopolitik riskler ve iç gündem başlıkları yatırımcıların odağında yer alıyor. Özellikle İran kaynaklı gelişmeler risk algısını yüksek tutarken, Türkiye’de finansal istikrarı destekleyici yeni adımlar dikkat çekiyor.

Küresel Gündem: İran Kaynaklı Gerilim

İran’ın nükleer programı ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerine ilişkin açıklamalar, ABD ile tansiyonun yeniden yükselmesine neden oluyor. Piyasalarda henüz panik havası oluşmasa da risk iştahının zayıf seyrettiği görülüyor. Kontrollü bir gerilim ortamı söz konusu olsa da yatırımcılar pozisyonlarını temkinli şekilde yönetiyor.

Jeopolitik başlıkların yanında küresel likidite koşulları ve merkez bankalarının mesajları da fiyatlamalar üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

Mart Ayı: Piyasalar İçin Zorlu Geçmiş

Türkiye piyasalarında mart ayı, geçmişte yaşanan kritik gelişmeler nedeniyle dalgalı bir dönem olarak hatırlanıyor. Son yıllarda mart ayında öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

  • 2016 Mart: Terör saldırıları ve artan güvenlik riskleri

  • 2019 Mart: Seçim öncesi swap piyasasında sıkışma ve faiz şoku

  • 2020 Mart: COVID-19 pandemisi ve küresel kapanma süreci

  • 2021 Mart: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası başkan değişimi ve sert kur hareketi

  • 2022 Mart: Rusya-Ukrayna Savaşı ve Brent petrolün 120 doların üzerine çıkması

  • 2023 Mart: Silicon Valley Bank krizi ve küresel bankacılık endişeleri

  • 2024 Mart: Yerel seçimler ve siyasi belirsizlik

Bu gelişmeler, mart ayının Türkiye piyasaları açısından “yüksek oynaklık dönemi” olarak algılanmasına yol açtı.

Türkiye’den Finansal İstikrar Adımları

Artan dalgalanma ortamında ekonomi yönetimi finansal istikrarı desteklemek amacıyla bir dizi önlem devreye aldı. Başta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olmak üzere ilgili kurumların aldığı kararlar kapsamında:

  • TL uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemleri başlatıldı

  • Bir hafta vadeli repo ihalelerine geçici ara verildi

  • Krediler ve bazı finansal işlemlerde sınırlamalar gündeme geldi

  • Açığa satış ve kaldıraç işlemlerine yönelik düzenlemeler yapıldı

Bu adımların temel amacı döviz piyasasındaki oynaklığı sınırlamak ve TL likiditesini kontrollü biçimde yönetmek olarak öne çıkıyor.

Sektörel Görünüm: Seçici Dönem

Mevcut koşullarda yatırımcıların daha seçici hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor. Güçlü bilanço yapısına sahip, nakit akışı sağlam ve dış şoklara karşı dayanıklı şirketler öne çıkıyor.

Enerji, savunma ve ihracat ağırlıklı sektörlerin görece daha dirençli olduğu değerlendirilirken; bankacılık ve iç talebe duyarlı sektörlerde oynaklığın daha yüksek seyredebileceği ifade ediliyor.

Bekle-Gör Stratejisi

Jeopolitik risklerin ve makro gündemin hızla değiştiği bir dönemde, agresif pozisyon almak yerine gelişmeleri izleyerek hareket etmek daha temkinli bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.

Belirsizliklerin azalması ve risk priminin dengelenmesiyle birlikte piyasalarda daha net bir yön oluşması bekleniyor.