Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) kredi kartı limitlerine yönelik aldığı kısıtlama kararı, piyasalarda geniş yankı uyandırdı. İş dünyası temsilcileri, kararın eğitim, sağlık, perakende, mobilya ve turizm başta olmak üzere birçok sektörde ödeme dengelerini bozabileceğini, aynı zamanda kayıt dışı işlemleri teşvik edebileceğini dile getirdi.
BDDK, geçtiğimiz cuma gecesi yaptığı açıklamada, kart hamillerinin tüm bankalardaki toplam kredi kartı limitlerinin 400 bin TL’nin üzerinde olması halinde, son bir yıl içinde en yüksek harcamanın yapıldığı hesap kesim tarihindeki kullanılmayan kart limitlerinin bankalar tarafından kısmen azaltılacağını duyurdu. Düzenlemeye göre limit indirimlerinin 15 Şubat’a kadar tamamlanması öngörüldü. Tepkilerin artması üzerine yapılan ikinci açıklamada ise kararın Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB koordinasyonunda, finansal istikrarı güçlendirmek, tüketiciyi korumak ve yasa dışı bahisle mücadele amacıyla alındığı vurgulandı.
Karara yönelik en güçlü itirazlardan biri eğitim sektöründen geldi. Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Başkanı İbrahim Taşel, kararın ilk bakışta limit-gelir uyumsuzluğunu hedeflemesi açısından anlaşılabilir olduğunu ancak eğitim ve sağlık gibi yüksek tutarlı ödemelerin yapıldığı alanlarda ciddi sorunlar yaratabileceğini belirtti. Taşel, “Özel okul ödemelerinde kredi kartı kullanım oranı yüzde 70’lere ulaştı. Limitlerin daralması, yeni kayıt döneminde velileri zorlayabilir. Yüksek enflasyon nedeniyle zaten düşüş yaşayan kayıtlar daha da gerileyebilir” değerlendirmesinde bulundu. Taşel, sektörel ayrışma yapılmaması halinde eğitim ve sağlık için ek finansal çözümler üretilmesi gerektiğini de vurguladı.
Sağlık sektöründe kredi kartı kullanımının yaygınlığına dikkat çeken Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Reşat Bahat ise kartla ödeme oranının yüzde 80’lere ulaştığını söyledi. Bahat, “100 bin, 200 bin liralık işlemlerin nakit yapılması pratik değil. Kredi kartı ödemeleri otomatik olarak kayıt altına alınıyor. Limitlerin daraltılması, kayıt dışılığı artırma riski taşıyor ve düzgün çalışan kurumları zor durumda bırakıyor” ifadelerini kullandı.
Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç de limit kısıtlamalarının satışların kayıt dışına kaymasına yol açabileceğini belirtti. Güleç, “Kayıt içindeki paranın kısılması enflasyonla mücadelede fayda sağlamaz, aksine haksız rekabeti büyütür. Mevcut ekonomik koşullarda bu müdahalenin beklenen sonucu vermesi zor” dedi.
Turizm sektöründe ise kredi kartı limitlerinin tatil talebini doğrudan etkilediği vurgulandı. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, özellikle 3–4 kişilik ailelerde tatil kararının kredi kartı limitine bağlı hale geldiğini belirterek, “Genel ve katı kısıtlamalar iç turizm talebini daraltabilir, sektörün nakit akışını zayıflatabilir. Dengeli ve sektörü gözeten bir yaklaşım daha sağlıklı olur” değerlendirmesinde bulundu.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da kredi kartlarının artık yalnızca bir tüketim aracı değil, ticaret ve hizmet sektörünün temel ödeme unsurlarından biri haline geldiğini ifade etti. Baran, “Limitlerin daraltılması, vatandaşları ve işletmeleri ödeme güçlüğüyle karşı karşıya bırakacaktır. Nakit kullanımının fiilen azaldığı bir dönemde bu tür kısıtlamalar ekonomik hayatın işleyişini zorlaştırır” dedi.
Otomotiv tarafında ise etkinin daha sınırlı olabileceği değerlendiriliyor. Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, kararların ikinci el araç pazarında davranış değişikliklerine yol açabileceğini ancak kalıcı bir daralma beklemediklerini söyledi. Yalçın, “Talep tamamen ortadan kalkmıyor, daha çok fiyat ve segment değiştiriyor. Bu süreci pazar daralması değil, yeniden dengeleme olarak görmek daha doğru” ifadelerini kullandı.




