Sektör Haberleri

TL mevduat payına altın tehdidi

Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan hızlı yükseliş, bankacılık sektöründe TL mevduat dengesini bozuyor. Bankalar, makroihtiyati düzenlemeler gereği TL mevduatın toplam mevduat içindeki payını belirli bir seviyenin üzerinde tutmak zorundayken, kıymetli maden mevduatındaki artış bu oranların aşağı gelmesine yol açıyor.

Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan hızlı yükseliş, bankacılık sektöründe TL mevduat dengesini bozuyor. Bankalar, makroihtiyati düzenlemeler gereği TL mevduatın toplam mevduat içindeki payını belirli bir seviyenin üzerinde tutmak zorundayken, kıymetli maden mevduatındaki artış bu oranların aşağı gelmesine yol açıyor.

BDDK verilerine göre 30 Ocak haftası itibarıyla bankacılık sektöründe TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı yüzde 58,4’e geriledi. Bu oran yıl sonunda yüzde 61 seviyesindeydi. Kamu bankalarında TL mevduat payı yüzde 63’e, yabancı özel bankalarda yüzde 59,5’e, yerli özel mevduat bankalarında ise yüzde 56,8’e düştü. Düşüşte en belirgin etken, yabancı para mevduatı içinde yer alan kıymetli maden hesaplarındaki hızlı artış oldu.

Merkez Bankası verileri, özellikle gerçek kişilerin altın mevduatında son beş haftadır kesintisiz bir yükselişe işaret ediyor. Parite etkisinden arındırılmış verilere göre, yılın ilk beş haftasında kıymetli maden mevduatı yaklaşık 11,5 milyar dolar arttı.

Öte yandan TL mevduat bakiyesi de düşüş eğiliminde. 30 Ocak haftasında TL mevduat bakiyesi yüzde 2,7 azalarak 16,26 trilyon liraya geriledi. Kamu, yerli özel ve yabancı bankaların tamamında haftalık bazda düşüş kaydedildi. Bu gerileme, politika faizinin üzerinde seyreden mevduat faizlerine rağmen gerçekleşti.

Bankalar TL mevduat faizlerini politika faizindeki indirime karşın sert şekilde aşağı çekmezken, özellikle yeni müşteri kampanyalarında faiz oranları yüzde 40’ın üzerinde kalmaya devam ediyor. Buna rağmen yatırımcıların altına yönelmesi, TL mevduatın payını baskılıyor.

Sektör temsilcileri, altın fiyatlarındaki artışın bankaların kontrolü dışında geliştiğine dikkat çekerken, mevcut eğilimin sürmesi halinde TL mevduat oranlarına ilişkin düzenlemelerin yeniden değerlendirilmesi gerekeceğini belirtiyor.