Türkiye otomotiv sanayii 2025 yılında ihracatta tarihi bir başarıya imza atsa da, otomobil üretimi ve ihracatında ortaya çıkan tablo sektör için ciddi uyarı sinyalleri verdi. Elektrikli araç dönüşümünün hızlanması, Avrupa pazarındaki daralma ve Çinli üreticilerin artan baskısı, Türkiye’den ihraç edilen otomobillerde belirgin bir gerilemeye yol açtı.
Otomotiv Sanayii Derneği’nin (OSD) 2025-2026 değerlendirme toplantısında açıklanan verilere göre, toplam otomotiv ihracatı geçen yıl yüzde 12 artışla 41,5 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Ancak otomobil ihracatı aynı başarıyı gösteremedi. Dolar bazında yüzde 4’lük artışla 11,8 milyar dolarda kalan otomobil ihracatı, adet bazında yüzde 8 düşüşle 1 milyon 57 bin 920’ye geriledi.
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bu görünümün sektörün rekabet gücünde yaşanan aşınmayı net biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Parite etkisi rakamları yukarı taşıyor ancak reel tabloya baktığımızda otomobil tarafında ciddi bir kan kaybı var” dedi.
Otomobilde Açık Derinleşti
Otomotivdeki en çarpıcı gelişmelerden biri dış ticaret dengesinde yaşandı. Otomobilde dış ticaret açığı 2024’te 4,8 milyar dolar seviyesindeyken, 2025’te 7,7 milyar dolara yükseldi. Türkiye’nin sattığından daha fazla otomobil ithal ettiğine dikkat çeken Eroldu, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.
Toplam otomotiv üretimi 2025’te yüzde 4 artışla 1 milyon 419 bin adede yükselirken, otomobil üretimi aynı dönemde yüzde 4 oranında geriledi. Bu durum, üretim kompozisyonundaki bozulmayı daha görünür hale getirdi.
Kapasite Kullanımı Geriliyor, Yerli Payı Düşüyor
Sektörde kapasite kullanım oranı da düşüş eğilimine girdi. 2024’te yüzde 70 olan kapasite kullanımı, 2025’te yüzde 67’ye geriledi. Son yıllarda kapasitenin 2,2 milyon adede çıkarıldığını hatırlatan Eroldu, bu seviyelerin rekabetçilik açısından yeterli olmadığını söyledi.
İç pazarda ise yerli araç payı yüzde 29’a düşerek tarihi düşük seviyelere indi. Bir yıl önce yüzde 31 olan bu orandaki gerileme, ithalata bağımlılığın arttığını ortaya koydu. Traktör tarafında ise tablo daha da çarpıcı oldu; kapasite kullanım oranı yüzde 35’e kadar geriledi.
Tedarik Sanayi Baskı Altında
Tedarik sanayinde de büyüme ivmesi zayıf kaldı. 2024’te 14,8 milyar dolar olan tedarik sanayi ihracatı, 2025’te 15,7 milyar dolara yükseldi. Eroldu, kur ve enflasyon arasındaki dengenin bozulmasının tedarik sanayinin rekabet gücünü aşındırdığını ve bunun etkilerinin önümüzdeki dönemde daha net hissedileceğini söyledi.
Yeni Yatırımlar Umut Veriyor
Tüm zorluklara rağmen sektör yatırımlarını sürdürdü. OSD üyeleri 2025 yılında toplam 1 milyar 195 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirdi. 2026’da Hyundai’nin Türkiye’de elektrikli araç üretimine başlaması, Oyak Renault’un yeni Boreal modelini devreye alması ve Tofaş’ın hafif ticari araç yatırımlarını tamamlaması bekleniyor. Bu yatırımların Türkiye’yi hafif ticari araç üretiminde yeniden Avrupa’nın önde gelen ülkeleri arasına taşıyabileceği ifade ediliyor.
AB ve Çin Faktörü Belirleyici Olacak
Toplantıda Avrupa Birliği’nin kurumsal filolara yönelik planladığı “Made in Europe” düzenlemesi de gündeme geldi. AB pazarında satışların büyük bölümünün kurumsal filolar üzerinden yapıldığını belirten Eroldu, bu tanımın Türkiye’yi dışlayacak şekilde uygulanmasının ciddi riskler barındırdığını söyledi.
Çinli üreticilerin Türkiye’ye yönelik yatırım planlarını da değerlendiren Eroldu, montaja dayalı yatırımlara mesafeli durduklarını belirterek, “Türkiye’nin ihtiyacı sadece üretim değil, yüksek katma değer ve Ar-Ge odaklı yatırımlar” mesajını verdi.